Canavar Yortusu, Gagauz kültüründe her yıl 10–17 Aralık tarihleri arasında kutlanan, kökeni eski Türk inançlarına dayanan geleneksel bir bayramdır. Bayramın merkezinde, kutsal ve koruyucu bir varlık olarak kabul edilen kurt yer alır.
Bu dönemde kurt, doğrudan adıyla anılmaz; “canavar”, “bozbey”, “kuyruklu” gibi adlar kullanılır. İnanca göre kurdun adı yüksek sesle söylenirse ortaya çıkabilir. Bu yüzden özellikle kadınlar kurttan söz ederken fısıldayarak konuşur.
Canavar Yortusu çeşitli yasaklar ve ritüeller içerir. Bayram süresince kadınlar kesici alet kullanmaz, saçlarını taramaz, yeni elbise dikilmez. Erkekler ise çalışmaz; tarla ve ev işleri yapılmaz. Bazı günlerde oruç tutulur. İnançlara göre dolunay zamanlarında köy çevresine et bırakılarak kurtların insanlara zarar vermemesi amaçlanır.
Bayramın temel amacı, kurdun gücünü yatıştırmak, doğayla uyumu sağlamak ve kötülüklerden korunmaktır. Bu yönüyle Canavar Yortusu, eski Türk kurt kültünün canlı biçimde yaşatıldığı nadir geleneklerden biridir.
Bu anlayış, Gagauz şair Todul Zanet’in Canavar Yortusu’na atıf yapan şiirinde de açıkça görülür:
hodul hem serbest canavar,
sana baş iiltti dedelär.
sora geldi “ayılar”, “aslannar”
yabancı halklardan yabancı inançlar.
seni sa ilktän unuttular,
sora da heptän çaldılar.
yabancı dinneri sokup fikirä,
sana verilän kurban erinä,
seni kendini yapêrlar kurban
boz kurdum, boz beyim, boz tanrım,
benim canavar yortularım,
benim serbest canavarım.
Bu şiir, Canavar Yortusu’nun yalnızca bir bayram değil; hafıza, kimlik ve kadim inançların simgesi olduğunu vurgular.
