Altay mutfağı, konargöçer yaşam tarzının doğrudan bir ürünü olarak şekillenen, hayvancılık merkezli fakat çevresel koşullara uyumlu biçimde çeşitlenmiş bir beslenme kültürü olarak değerlendirilir. Et, süt ve süt ürünleri Altay mutfağının temelini oluştururken; kımız, kurut, peynir ve et ağırlıklı yemekler hem günlük yaşamın hem de ritüel sofralarının vazgeçilmez unsurlarıdır. Beslenme yalnızca fiziksel ihtiyaçlarla sınırlı kalmaz; kurban, paylaşım (ülüş), misafir ağırlama ve yas yemekleri gibi uygulamalarla sosyal düzeni, hiyerarşiyi ve inanç sistemini yansıtır. Pişirme teknikleri, kullanılan araçlar ve yemeklerin sunum biçimi doğayla kurulan ilişkiyi açıkça ortaya koyar; ateş, kazan ve ortak sofra kültürü merkezi bir yere sahiptir. Altay mutfağı bu yönüyle sadece “ne yenildiğini” değil, yemeğin ne zaman, kimlerle, hangi anlamlar eşliğinde tüketildiğini de belirleyen bütüncül bir kültürel yapı olarak ele alınır ve Altay halklarının kimliğini taşıyan önemli bir miras olarak değerlendirilir.

