View Categories

Edebiyat-Alıstağı Bavrıma

1 min read

Alısta avır azap şekken bavrım

Kuvargan bayşeşektey kepken bavrım

Kamagan kalın javdın ortasında

Köl kılıp közdin jasın tökken bavrım

Aldındı avır kaygı japkan bavrım

Ömrince jafa körgen jattan bavrım

Tüksiygen yüregi tas javiz jandar

Tiridey terin tonap jatkan bavrım

Apırmay emes pe esi altın Altay

Anamız bizdi tapkan; asav tayday

Bavrında jürmep pedik salıp oynak?

Jüzimiz emes pe edi jarkın ayday

Alalı altın saka atıspap pek?

Tebisip bir tösekte jatıspap pek?

Altayday anamızdın ak sütinen

Birge emip, birge demin tatıspap pek?

Altaydın altın küni erkeletip…

Kelgende jolbarıs bop, jana er jetip.

Ak teniz, Kara teniz arjagına

Bavrım meni tastap kaldın ketip!

Men kaldım jas balapan, kanat kakpay

Uşam dep umtılsan da damıl tappay

Jön silter, jol körseter jan bolmadı

Javız jav koysın ba meni endi atpay?

Korgasın jas jürekke oğı battı

Künesiz taza kanım suvday aktı

Kansırap elim kurıp esten tandım

Karangı abaktığa berik japtı

Körmeymin keçe jürgen kır, saydı da

Kündiz kün, tünde kümis aydı da

Ardaktap, çin jibektey orayga orap

Ösirgen altın anam Altaydı da

Apırmay, ayrıldık ba kalın toptan

Şayılıp kaytpaytuğın javgan oktan

Türiktin jolbarıstay jüreginen

Şını men korkak kul bop javdan bukkan?

Şark urıp erkke unıtılgan türik jannı

Şını men avırdı ma bitip halı?

Ot sönip jürektegi, kurıdı ma

Kaynagan tamırdağı ata kanı?

Bavrım! Sen o jakta, men bu jakta

Kaygıdan kan jutamız. Bizdin atka

Layık ba kul bop turiv, kel keteyig

Altayga, ata mirası altın takka           Uzaktaki Kardeşime

Uzakta ağır azap çeken kardeşim!

Kurumuş lale gibi çöken kardeşim!

Etrafını sarmış düşman ortasında

Göl kılıp göz yaşını döken kardeşim!

Önünü ağır kaygı örtmüş kardeşim!

Ömrünce yaddan cefa görmüş kardeşim!

Hor bakan, yüreği taş, kötü düşman

Diri diri derini soymuş kardeşim!…

Ey pirim! Değil miydi altın Altay

Anamız bizim? Bizlerse birer tay,

Bağrında, yürümedik mi serazat?

Yüzümüz değil miydi ışık saçan ay?

Alaca altın aşık atışmadık mı?

Tepişip bir döşekte yatışmadık mı?

Anamız olan Altay’ın ak sütünden

Beraber emip beraber tatışmadık mı?

Altay’ın altın günü nazlanarak

Gelende, sen pars gibi bir er olarak,

Akdeniz, Karadeniz ötelerine,

Kardeşim, gittin beni bırakarak!…

Ben kaldım yavru balaban, kanat açamam,

Uçam diye davramsam bir türlü uçamam,

Yön bulduran, yol gösteren can kalmadı;

Yavuz düşman koyar mı şimdi beni vurmadan?

Kurşunlar genç yüreğime saplandı,

Günahsız taze kanım su gibi aktı;

Kansız kalıp, kuruyup bayıldım,

Karanlık mahbese sıkıca kapattı.

Görmüyorum artık gece gezdiğimiz kırı, ovayı,

Gündüz güneşi, gece gümüş nurlu ayı;

Nazlı nazlı ipek kundaklara sarmalayıp

Bizi büyüten altın anam Altay’ı

Ey pirim! Ayrıldık mı ulu bütünden?

Dağılmayıp yılmayan yağan oklardan

Türk’ün pars gibi yüreği varken

Gerçekten korkak kul mu olduk sinip düşmandan?

Kudretli olmak isteyen Türk’ün canı

Gerçekten bitap düşüp kalmadı mı hali?

Yürekteki ateş söndü mü, kurudu mu,

Damarında kaynayan atalar kanı?

Kardeşim! Sen o yanda, ben bu yanda,

Kaygıdan kan yutuyoruz, bizim adımıza

Layık mı kul olup durmak, gel gidelim

Altay’a, ata mirası Altın tahta

Kaynak: Cezmi Giray (28 Şubat 2018). “Mağcan Cumabayoğlu ve “Alıstağı Bavrıma” Şiiri”

Tarafından desteklenmektedir BetterDocs

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top