Beluça Dağı , Altay Dağları’nın en yüksek zirvesidir ve deniz seviyesinden 4506 metre yüksekliktedir. Katun Dağları silsilesinde bulunan bu dağ, hem doğal güzelliği hem de kültürel önemi nedeniyle 1998 yılında UNESCO tarafından “Altay Altın Dağları” adıyla Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Altay Türkleri arasında “Muztau” yani “Buzdağı” olarak bilinen Beluça, halk arasında “Üç Sümer” (Üç Tepeli) adıyla da anılır. Altay mitolojisinde kutsal bir yer olarak kabul edilir ve efsanevi Şambhala diyarına açılan kapı olduğuna inanılır. Dağ, Hindistan levhasının Asya kıtasıyla çarpışması sonucu oluşan büyük tektonik hareketlerin bir ürünüdür ve çevresinde Kuray ile Taşanta gibi aktif fay hatları uzanır. 131.000 hektardan fazla bir alanı kapsayan Beluça doğa koruma sahası, Akkem ve Mensu gibi önemli buzulları da barındırır. Dağın doğu zirvesi 4506 metre, batı zirvesi ise 4440 metre yüksekliğindedir. Beluça Dağı’na ilk başarılı tırmanış, 1914 yılında Rus dağcı kardeşler Mihail ve Boris Tronov tarafından gerçekleştirilmiş olup, günümüzde de dağa genellikle onların izlediği güney rotasından tırmanılmaktadır.

