Kamran Aziz (1922–2017), Kıbrıs Türk kültür tarihinde aynı anda iki alanda öncü olmayı başarmış istisnai bir isimdir: Kıbrıs Türk halk müziğinin ilk kadın bestecisi ve ilk kadın eczacısı. Besteci, söz yazarı, icracı ve meslek insanı kimliklerini bir arada taşıyan Aziz, hem müzikte hem de toplumsal hayatta kadınların görünürlüğünü artıran öncü figürlerden biri olarak kabul edilir.
1922 yılında Lefkoşa’da doğan Kamran Aziz, eğitimini Ayasofya İlkokulu ve American Academy Nicosia’da tamamladı. Küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duymuş; sekiz yaşında piyano çalmaya başlamış, daha sonra akordeon, armonika ve şan eğitimi almıştır. Britanya Kraliyet Müzik Okulu’nun sınavlarından geçmesi, müzikal yetkinliğinin erken yaşta tescillendiğini gösterir. Aynı dönemde sporla da ilgilenmiş, kız çocuklarının spora mesafeli bakıldığı bir toplumda okul hokey takımında yer alarak kalıpları zorlamıştır.
II. Dünya Savaşı koşulları nedeniyle yurt dışında eğitim alamayan Aziz, Kıbrıs’taki Britanya yönetiminin eczacılık programına girerek 1944’te Kıbrıs Türk toplumunun ilk kadın eczacılarından biri olarak mezun oldu. 1945’te Lefkoşa’da açtığı ve 1997’ye kadar işlettiği Aziz Eczanesi, yalnızca bir sağlık mekânı değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk modernleşmesinin sembollerinden biri hâline geldi. Aziz, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı, uzun yıllar yönetim kademelerinde görev yaptı ve mesleki örgütlenmenin gelişimine katkı sundu. Eczanesinin daha sonra Eczacılık Müzesi’ne dönüştürülmesi, onun meslek yaşamının kurumsal bir hafızaya dönüştüğünün göstergesidir.
Müzik alanında ise Kamran Aziz’in etkisi çok daha geniş ve kalıcı olmuştur. 1950’li yıllarda kurduğu “Kamran Aziz ve Arkadaşları” grubu, Kıbrıs Türk toplumunda Batı müziğini radyo ve televizyon aracılığıyla icra eden ilk gruplardan biri olmuştur. Aziz bu grupta akordeon çalmış, solistlik yapmış; vals, tango ve popüler Batı eserlerine Türkçe sözler yazarak müzik zevkinde köklü bir dönüşüme katkı sağlamıştır. Türkiye’de benzer uyarlamalar yaygınlaşmadan yıllar önce yaptığı bu çeviriler, onu kültürel anlamda bir öncü konumuna yerleştirir.
Bununla birlikte Aziz’in asıl kalıcı etkisi, özgün folklorik besteleriyle Kıbrıs Türk halk müziğinde çağdaş bir dönemi başlatmasıdır. “Kıbrısım”, “Al Yemeni Mor Yemeni”, “Seni Orakta Gördüm”, “Kıbrıs Zeybeği” ve “Gelin Geliyor Gelin” gibi eserleri, bugün Kıbrıs Türk halk müziğinin temel taşları arasında kabul edilir. Özellikle 1958’de yazdığı “Kıbrısım”, toplumsal çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde Kıbrıs Türklerinin aidiyet duygusunu güçlendiren, kolektif hafızada derin iz bırakan bir eser olmuştur.
Kamran Aziz’in besteleri yalnızca müzikal değil, toplumsal ve tarihsel tanıklık da taşır. Mücahitler için yazdığı marşlar, millî mücadele döneminin ruhunu yansıtırken; çocuk şarkıları, tangolar, valsler ve ağıtlar onun çok yönlü besteciliğini ortaya koyar. Ayrıca Kıbrıs Türk şairlerinin şiirlerini bestelemesi, edebiyat ile müzik arasında güçlü bir bağ kurduğunu gösterir. Besteleri, daha sonraki kuşaklara ilham vermiş; özellikle Kıbrıs Türk pop folk müziğinin doğuşunda belirleyici bir kaynak olmuştur.
KKTC’nin ilk kadın bestecisi Kamran Aziz’e ithafen düzenlenen 25. TÜRKSOY Opera Günlerinden kareler
Yaşamı boyunca çok sayıda ödüle layık görülen Kamran Aziz, müzikteki katkılarının yanı sıra sivil toplum çalışmalarında da aktif olmuş; çocuk esirgeme kurumları ve Kızılay faaliyetlerinde yer almıştır. 7 Mart 2017’de Lefkoşa’da hayatını kaybeden Aziz, ardından yayımlanan resmî başsağlığı mesajlarıyla da görüldüğü üzere, yalnızca bir sanatçı değil, toplumsal hafızada derin yer etmiş bir kültür insanı olarak anılmaktadır.
Bugün Kamran Aziz, Kıbrıs Türk müziğinde bir “mihenk taşı”, kadınların kamusal alandaki varlığı açısından ise sessiz ama güçlü bir öncü olarak değerlendirilir. Hem müziğiyle hem meslek yaşamıyla bıraktığı miras, Kıbrıs Türk kültürünün modernleşme sürecini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir referans niteliğindedir.
