Berdibek Sokpakbayev (1924–1991), Kazak çocuk edebiyatının en güçlü ve kalıcı isimlerinden biridir. Yazar, şair ve senarist kimliğiyle özellikle çocukların iç dünyasını, ahlaki çatışmalarını ve büyüme sancılarını yalın ama çarpıcı bir gerçekçilikle ele almıştır. Eserlerinde idealize edilmiş kahramanlar yerine, hataları olan, yaramazlık yapan, düşünen ve sorgulayan çocukları merkeze koyması, onu yalnızca Kazak edebiyatında değil, dünya çocuk edebiyatında da özgün bir konuma taşımıştır.
©Copyright
Sokpakbayev’in en tanınmış eseri “Benim Adım Qoja (Менің атым Қожа)”, Sovyet dönemi Kazakistan’ında bir köyde yaşayan Qoja adlı çocuğun gündelik yaşamını, okul deneyimlerini, iç çatışmalarını ve toplumsal beklentilerle mücadelesini anlatır. Roman, didaktik bir dil kullanmadan, mizah ve samimiyetle çocuk psikolojisini yansıtır. Bu yönüyle akademik çevrelerde sıkça Mark Twain’in “Tom Sawyer” ve “Huckleberry Finn” karakterleriyle karşılaştırılmıştır. Eserin 68 dile çevrilmesi ve farklı kültürlerde ilgi görmesi, Sokpakbayev’in evrensel bir anlatı kurabildiğinin güçlü bir göstergesidir.
Altta Türksoy arşivinden alınmış yazar Berdibek Sokpakbayev’in anısına düzenlenen etkinikten görüntüler yer almaktadır.
“Benim Adım Qoja”, 1963 yılında Kazakfilm tarafından sinemaya uyarlanmış, film hem Sovyet coğrafyasında hem de uluslararası festivallerde ilgi görmüştür. Yazarın sinema ile kurduğu ilişki yalnızca bu eserle sınırlı değildir. “Çocukluğa Yolculuk” (Балалық шаққа саяхат) adlı eseri de 1965’te filme uyarlanmış ve çocukluk belleği, masumiyet ve toplumsal dönüşüm temalarını sinema diliyle geniş kitlelere taşımıştır. Bu yönüyle Sokpakbayev, Kazak çocuk sinemasının gelişiminde de belirleyici bir figürdür.
Sokpakbayev’in eserleri, Sovyet ideolojisinin baskın olduğu bir dönemde bile bireysel vicdanı, dürüstlüğü ve çocuğun öznel deneyimini öne çıkarmasıyla dikkat çeker. Onun çocukları ne tamamen “örnek” ne de tamamen “sorunlu”dur; aksine gerçek hayattaki çocuklar gibidir. Bu yaklaşım, Kazak çocuk edebiyatında yeni bir anlatı geleneğinin oluşmasına katkı sağlamıştır.
Yazarın doğumunun 100. yılı, 2024’te uluslararası ölçekte anılmıştır. UNESCO, Paris’teki genel merkezinde Sokpakbayev’in yaşamı ve edebi mirasına adanmış özel bir oturum düzenlemiş; bu etkinlikte “Benim Adım Qoja”nın yeni Fransızca çevirisi tanıtılmıştır. Aynı yıl Kazakistan genelindeki kütüphanelerde ve kültür kurumlarında yazarın anısına edebi etkinlikler, okuma günleri ve yaratıcı programlar gerçekleştirilmiştir. Bu kutlamalar, Sokpakbayev’in yalnızca ulusal değil, evrensel bir çocuk edebiyatı yazarı olarak kabul edildiğini bir kez daha göstermiştir.
Bugün Berdibek Sokpakbayev, çocuk edebiyatını hafife almayan, çocuğu ciddiye alan ve edebiyatı ahlaki bir vaaz değil, insanı anlama aracı olarak gören yaklaşımıyla hatırlanır. Onun eserleri, çocukluk kavramının tarihsel, toplumsal ve psikolojik boyutlarını anlamak isteyen herkes için hâlâ güçlü ve canlı bir kaynaktır.
